GEBELİKTE BESLENME

Gebelikte beslenmede temel amaç annenin gereksinimlerini karşılamak, sağlıklı bir gebelik süreci geçirmek ve bebeğin gelişimini sağlamaktır.
Aynı zamanda süt sağlanan dönemin performansını artırmak da gebelikte sağlıklı beslenme ile mümkündür. Gebelikte yetersiz ve dengesiz beslenme kadar fazla beslenme de bebek ve anne sağlığına zarar verir.
Gebelik sürecinde ortalama 7-13 kilo kazanılmalı. 7 kilodan az ağırlık kazanımı anne ve bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.
Hamilelik sürecinde eğer fazla kilolarınız varsa ilk 3 ayda kilo vermenizde bir sakınca yoktur. Ancak detox diyetler, kısıtlı beslenme listeleri uygulanmamalı bunun yerine sık öğünlü, mide bulantılarına iyi gelecek kuru besinlerden oluşan bir program uygulamalıdır.

Gebelikte beslenmede bir diğer önemli nokta sudur. Su, mide bulantısını engellemek için yemekle birlikte değil yemekten yarım saat önce veya yemek aralarında içilmelidir.
Her gün mutlaka et, tavuk, balık veya kurubaklagillerden uygun porsiyonda tüketilip protein ihtiyacı karşılanmalıdır.
Haftada 2 kez mevsimine uygun balık tüketimi bebeğin ve annenin sağlığı açısından önemlidir.
Gün içerisinde mutlaka toplam 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmeli.

Gebelikte özellikle ilk 3 ayda folik asit bebeğin sinir sistemi  ve beyin gelişimi için önemlidir. Ispanak, brokoli, avokado, portakal, tam tahıllar, baklagiller folik asit kaynaklarıdır. Ek olarak doktorunuzun önerdiği folik asit takviyesi kullanılmalıdır.

Gebelikte beslenmede aşırı kafein tüketimi bebeğin erken doğmasına ve bebeğin düşük doğum ağırlıklı olmasına sebep olabilir. Bu yüzden çay, kahve, yeşil çay tüketimi sınırlandırılmalıdır.

GEBELİKTE MİDE BULANTISI;

Gebeliğin ilk üç ayında yoğun mide bulantıları görülebilir. Bunun için;
Sabah yataktan kalkmadan önce tüketeceğiniz tuzlu kraker veya leblebi gün içerisinde mide bulantılarınızı önleyebilir.
Zencefili toz veya taze halinde günde 1 gram (1/2 çay kaşığı toz veya 1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil) kadar tüketmek yine mide bulantılarına iyi gelecektir. Aynı zamanda zencefil gebelik döneminde bağışıklığınızı güçlendirecektir.Bu dönemde ağır kokulu yemekler, yağlı yiyecekler, kızartmalardan uzak durulmalıdır.

GEBELİKTE BİTKİ ÇAYI;

Gebelikte bazı bitki çayları güvenli kabul edilirken, bazıları rahim kasılmalarına veya diğer olumsuz etkilere yol açabileceği için sakıncalıdır. Güvenli kabul edilen bitki çayları genellikle kafeinsiz ve hafif olanlardır. İşte gebelikte tüketilebilecek bazı çaylar:
Güvenli Olan Bitki Çayları
1.Ihlamur Çayı: Soğuk algınlığına iyi gelir, sakinleştiricidir.
2.Zencefil Çayı: Bulantı ve kusmayı hafifletir. Ancak günlük 1 gramı aşmamalıdır.
3.Papatya Çayı: Sindirime yardımcı olur ve rahatlatıcı etki sağlar. Aşırıya kaçmadan tüketilebilir.
4.Nane Çayı: Sindirim sorunları ve mide rahatsızlıkları için faydalıdır.
5.Rooibos Çayı: Kafeinsizdir ve antioksidan açısından zengindir.
6.Meyve Çayları: Elma, kuşburnu gibi doğal meyve içerikli çaylar genellikle güvenlidir.
Sakıncalı veya Kaçınılması Gereken Çaylar
1.Adaçayı: Rahim kasılmalarına neden olabilir ve düşüğe yol açabilir.
2.Ahududu Yaprağı Çayı: Doğuma yakın dönemde kullanımı tartışmalıdır; erken doğuma yol açabilir.
3.Yeşil Çay: Yüksek miktarda kafein içerir ve folik asit emilimini azaltabilir.
4.Sinameki Çayı: Müshil etkisi yaratarak erken doğum riskini artırabilir.
Tüketim Önerileri
•Günde 1-2 fincan güvenli kabul edilen çaylardan içebilirsiniz.
•Her zaman doğal içerikli ve katkısız çayları tercih edin.
•Özellikle yeni bir bitki çayı denemeden önce diyetisyeninize danışın.
Gebelikte en güvenli seçenekler, ıhlamur, zencefil, nane ve papatya gibi hafif çaylardır. Aşırı tüketimden kaçınarak, kontrollü şekilde tüketmek önemlidir.

KAÇINILMASI GEREKEN BESİNLER;

Gebelikte bazı besinlerin aşırı tüketimi veya bilinçsiz kullanımı rahim kasılmalarını artırarak düşük riskini yükseltebilir. Özellikle ilk trimesterde (ilk 3 ay), anne adaylarının beslenmelerine dikkat etmeleri büyük önem taşır.
Gebelikte çiğ etler, pastörize edilmemiş süt ürünleri, aşırı kafein, maydanoz, dereotu, adaçayı, ananas gibi besinler aşırı tüketildiğinde düşük riskini artırabilir.
Dengeli, sağlıklı ve hijyenik bir beslenme düzeni benimsemek önemlidir.